21 Eylül 2011 Çarşamba

1. Statik (Durgun) Elektrik

  •    Statik elektrik, adı üzerinde durgun elektrik, insan vücudunun yüzeyinde biriken elektrik yüküdür. Her zaman olur, ama yün benzeri giysilerle insanın üzerindeki elektrik yükü artmaktadır, eğer bu elektrik toprağa iletilemezse (kauçuk, plastik türevi tabanlı ayakkabılar) insan üzerinde gerilim artar, ve iletken bir maddeye ilk temasda bir boşalma olur. Bu gerilim genelde 30.000 Volt ile 1.000.000 V arasında değişir.( Fazla geldi değil mi).Gerilim kelimesinin üzerinde biraz durursak, elektrikte kullanılan gerilimle, günlük hayatta kullanılan gerilim birbiriyle çok bağlantılıdır. Stres de elektriksel kelimeyle aynıdır. Yani stresli durumlarda insanın üzerindeki elektrik miktarı daha dazla olur, bunun tersi de doğrudur, mesala yağmurdan önceki kasvetli havalarda insan kendisini gergin hisseder, çünkü yağmurdan önce havada elektrik yükü çok fazla olur.Bir arkadaşımız da abdest almak bunu engeller demiş, doğru, ama sadece abdest almak değil, suyla temasın bütün halleri bu elektrik yükünün azalmasına neden olur, en çok da denize girilince nötrleniriz. Denize girmek ve duş yapmak neden rahatlatır insanı anlaşıldı mı? Toprakta çıplak ayakla yürümek de bu elektriği alır. Bilimsel olarak ispatlanmasa da bu elektrik yüklerinin kanserin oluşumuna çok büyük etken olduğu idda edilir.                         
  •    
  •  Statik Elektrik ve Oluşumu*
          
    Statik yani sürtünme ile oluşan elektriklenmedir.Yüklerin birbiriyle etkileşimleri sonucu çıkan kuvvete elektrostatik kuvvet denir.Çaplak ayakla halının üzerinde yürürken ayaklarımızın karıncalanması statik elektriklenmeye örnek verilebilir.
    Çalıştıgımız veya yaşadıgımız ortamdaki birçok malzeme ile temas halinde olmamız, malzeme üzerindeki yükleri üzerimize çekmememize neden olur.Aynı zamanda plastik bir kalemi saçımızla sürünmesi sırasında saçımızdaki yükler kaleme geçer, bu kalem bile küçük kagıt parçalarına dokundugumuzda kalemdeki yüklerin kagıda geçmek ister.Bu neden veri alışverişi olacagı için kaleme kagıt parçaları elektron akışı tamamlanana kadar yapışır.


             *   Statik Elektriğin Zararları

    •     İnsanların almış oldukları statik elektrik hem sağlıklarına hem de kullanmış oldukları
      elektronik cihazlara zarar vermektedir. Teknik personeller üzerlerinde oluşan statik elektriği,
      elektronik cihazların kullanımı ve taşınması esnasında devre elemanlarına boşaltır. Böylece
      elemanların kullanışsız hale gelmesine ya da ömürlerinin azalmasına sebep olurlar. Üzerimizde binlerce volt statik yük mevcut iken, 350 Volt ile bozulabilecek bir
      CMOS yapılı elektronik malzemeye dokunulursa ne olur? Malzeme ölür; ölmez ise
      kesinlikle mikron seviyesinde, yapısında ciddi hasarlar meydana gelir, malzemenin ömrü
      azalır.
                
    •     
      Statik Elektriğin Zarar Verebileceği Ortamlarda Alınacak Önlemler

      Elektrostatik yüklere karşı bir önlem, yalıtkan giysi, terlik veya ayakkabılardan,
      birikime yol açacak kalın ipek veya yün halılardan özellikle duvardan duvara olanlardan
      kaçınmak gerekir.
      Statik elektriğin tahrip edici etkilerinden korunmak için; petrol tankerlerinde ve
      cephane yüklü araçlarda yere değen zincirler, yüksek yapılarda da toprak bağlantılı
      paratonerler kullanılır.
      Patlayıcı madde bulunulan depoya çivili ayakkabılarla girilmez. İçeride çivisiz özel
      ayakkabı giyilir. Ayrıca depo görevlileri naylon, orlon, perlon gibi statik elektrik
      oluşturabilen giysileri kullanamaz.

      Özellikle rutubetli havalarda ve boydan boya halı ile kaplı olan evlerde oluşan statik
      elektrik, halı üzerinde duran “metal müzik seti sehpası” tarafından alınmaktadır. Aynı
      şekilde insan teması ile elektronik aletlere statik elektrik aktarımı olmaktadır. Bu elektrik o
      derece kuvvetlidir ki, sabah saatlerinde üzerinde kimse dolaşmadan bakıldığında halı
      üzerinde ve metal müzik sehpalar üzerinde basit ölçüm araçlarıyla görünmektedir. Metal
      müzik sehpaları, statik elektriğe karşı basit bir kablo ile en yakın prizden topraklanmalıdır.

      Statik elektriği önlemenin veya şiddetini azaltmanın yollarından biri, bulunulan
      ortamın nemlendirilmesidir. Çünkü nemli havada bulunan iyonlar statik yükün bir kısmını
      nötrler. Nem oranını %60’a çıkartmak, deşarj olasılığını azaltır. Fakat bu yöntem iyi bir
      çözüm değildir. Havadaki yüksek nem oranı, çalışanlar açısından rahatsız bir ortam
      oluşturduğu gibi yüzeylerde ıslaklığa ve donanımda daha hızlı paslanmaya yol açar. Ayrıca
      yüzeylerdeki ıslaklık, statik elektrik açısından iletkenlik sağlar.

      Elektronik malzemelerle çalışma yapılan tüm ortamlarda antistatik malzemeler
      kullanılarak, statik yüke karşı kesinlikle tedbir alınmalıdır. Antistatik malzemeler statik
      elektriğin
      oluşmasını ve elektronik devre elemanlarının zarar görmesini önleyebilen
      malzemelerdir.



                Antistatik Çalışma Ortamı Sağlamak
       

      Antistatik Masa Döşemesi :

      Masa üzerinin anti statik masa döşemesi ile kaplanması, toprağa verilmesi ve toprak bağlantı modüllerinin olması gerekmektedir.

       

      Topraklama Bileziği :

      Çalışma ortamında bu bilezik kesinlikle kullanılmamalıdır. Cihaz başına geçildiğinde bu bilezik takılmalı ve masadan kalkarken  ancak çıkarılmalıdır. Ayrıca topuk ve ayaklar içinde topraklama bilezikleri mevcuttur.

       

      Antistatik Gömlek :

      Elektrostatik deşarjlardan korunmak için özel yapılmış iş tulumu yada gömlek giyilmelidir. Bu gömlek %52 polyester , %44 pamuk ve %4 karbon fiberden yapılmış olmalıdır.

       

      Antistatik Ayakkabı :

      Özel olarak dizayn edilmiş antisatatik ayakkabıların altlarına karbon fiber döşenmiştir. Bilekten ayakkabının altına kadar olan alan da karbon fiber ile bağlanmıştır. Anti statik zemine girerken , vücut üzerindeki statik elektriğin deşarjını kolaylaştıran ve zeminin zedelenmesini , kirlenmesini önlemek için kullanılması tavsiye edilen bir ayakkabı şeklidir.

       

      Antisatatik Sandalye :

      Sandalye döşemesi özel olarak imal edilmiş ve tekerleklere kadar karbon ile statik elektriğin daha kolay deşarj edilebilmesi için bağlantısı yapılmıştır. Tema direnci her bir metre kare için 100 kilo-ohm ila 10 megaohm arasında olmalıdır.

       

      İyon Üreteçleri:

      Çalışılan ortamın statik elektrik üretmesini önlemek amacıyla odalara takılan bir cihazdır.

       

      ANTİSTATİK ZEMİN KORUYUCULARI ELEKTROSTATİK KONUSUNDA BİLİNÇLİ PERSONEL..

      Statik  elektriğin zararlarından korunmak için yapılacak ilk şey,statik elektrikten arınmış , emniyetli bir çalışma ortamı yaratmaktır. Yapılacaklardan ilki, zemin ve masanın antistatik zemin kaplama ile kaplanması ve bilek yada topuklarda bilezik kullanarak, elektrostatik ayakkabı ve iş gömleği giyerek, insan vücudundan statik enerjinin deşarjı sağlanmalıdır.


      ***Manyetik Ortama Karşı Önlemler
      Günlük hayatımızın bir parçası olan elektromanyetik alanların insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği düşünülüyor. Konu hakkında detaylı bilgiye sahip olmasak bile, en azından evimizdeki elektromanyetik alanlara karşı önlemler alabiliriz.
      Elektromanyetik alanlar gözle görülmüyor ama hepimizin sağlığı için önem taşıyor. Elektrik şebekeleri, aydınlatma, haberleşme ağları, evimizdeki kablolar ve elektrikli aletler… Hepsi elektromanyetik alan üretiyor. Günlük hayatımızın bir parçası olan elektromanyetik alanların insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği düşünülüyor.
      Konu hakkında detaylı bilgiye sahip olmasak bile, en azından evimizdeki elektromanyetik alanlara karşı önlemler alabiliriz.
      Ingiliz Araştırmacı Sir Richard Doll (sigara içme ve Akciğer kanseri arasındaki ilişkiyi ilk kez tespit eden bilim adamı) bu konuda yaptıı ilk araştırma sonucunu 2001′de yayımladı. Araştırmaya göre, belirli bir değerin üzerindeki bir manyetik alana maruz kalan 15 yaş altı çocuklarda lösemiye yakalanma riski, maruz kalmayanlara göre 2 kat daha fazla oluyor. korkutucu olan ise, araştırmada kullanılan değerin ortalama bir evdeki elektromanyetik alan değeri olması ve bir çoğunun aslında engellenebilir olması.
      2001′de, Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı da iststistiki verilere danyanarak yaptığı araştırmada; yüksek manyetik alanlara maruz kalan çocukların lösemi riskinin 2 kat olduğunu açıklamıştı.

      Peki ne yapabiliriz?
      Çok basit önlemlerle riski azaltabilirsiniz:
      İlk hatırlanması gereken çocuğunuzun elektrikli aletlerle olan mesafesi ve yakınında geçirdikleri süre.
      Çocuğunuzu yüksek elektrik harcayan cihazlardan (TV, Beyazeşyalar, güçlü hoparlörler…) en az 1.5 metre uzakta tutun.
      Çocuğunuzun Televizyon, bilgisayar ve oyun konsollarıyla geçirdiği zamanı kısıtlayın ve ara vermelierini sağlayın.
      Engelleyebileceğiniz Manyetik alan Etkileri:

      Yüksek Gerilim Şebekeleri:
      Bina girişlerindeki 230 Volt kablolardan en az 6 metre, Sokaklardaki yaklaşık 10.000 Volt’luk trafolardan 10 metre ötede yaşayın, gerekirse yatak odanızı taşıyın.
      Şehirler arası hatlarda ise, gerilim 150.000 Voltu aşmakta. Yapılan araştırmalar en az 100 metre uzağında durulmasını işaret ediyor.
      BEBEK ODASINDA:
      -Lambayı bebeğin yatağından mümkün olduğunca uzakta tutun.

      -Bebek monitorlerinden uzak durun.
      -Bebek yatağının bulunduğu duvarın arkasında neler olduğuna dikkat edin. Cep telefonlarını, kablosuz modemleri, şarj cihazlarını uzak tutun.
      -Uzatma kablolarınızı bebeğinizin yatağından uzak tutun.
      MUTFAKTA:


      -Mikrodalga fırınınızı genel çalışma alanınızdan uzak tutun, mümkünse garaja kaldırın. Unutmayın, çalışmıyorken dahi, neredeyse 3′te biri oranında manyetik alan yaratır.
      -Bebeğin yakınında kesinlikle mikrodalga fırın çalıştırmayın.
      -Bulaşık ve Çamaşırlarınızı gece bebeğiniz uyurken yıkayın.
      EVDE:
      -Bebeğinizi TV’den en az 1.5 metre ötede tutun.

      -Hoparlörlerinizi ve uzatmaları oturma alanınızdan uzakta tutun.
      -Elektrik süpürgenizi bebeğin yakınında çalıştırmayın.
      CEP TELEFONLARI Ve Diğer kablosuz Cihazlar:
      -Bu cihazlar, 1- 10 Ghz alanında çalışır ve hücrelerinizi titreştirecek güçtedir. Korkunç olan, DNA’daki mitos bölünmeyi etkiliyor olması. Eğer bu cihazları kullanmanız gerekiyorsa, bebeğinizden en az 2 metre ötede kullanın.
      -Telefonlarınızı Bebeğin uyku alanında tutmayın.
      -Cep telefonu link bağlantıları ise, en az 50 metre ötede olmalıdır.
      Son olarak, evdeki herkesi, varsa bakıcıyı ve misafirlerinizi bu konularda bilgilendirin.

      ANAKARTLAR-

      Anakart Nedir?
      Bilgisayar donanımlarını birbirlerine bağlamak ve koordineli halde çalışmalarını sağlamak için kullanılan bir donanımdır. Parçaların aralarında iletişim kurmasını ve gerekli işlemlerin gerçekleşmesini sağlamak için anakartlar üzerinde harici işlemci yanında kart işlemcileri de bulunmaktadır. Chipset olarak ta adlandırılan bu işlemcilerin bilgisayar performansı üzerinde çok etkili oldukları bilinmektedir. Dahili parçaları birbirine bağlamanın yanında bilgisayarı dış çevre ile iletişimini (ses, görüntü, veri) sağlamak içinde üzerinde portlar bulunmaktadır. Kısaca bilgisayarların olmazsa olmaz parçasıdır. Günümüzde birçok anakart üreticisi firma (intel, asus, gigabyte, msi, dfi vs..) genellikle birkaç chipset üreticisinin işlemcilerini kullansalar bile kartlar üzerindeki diğer donanım ve araçlar ile birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmaktadırlar.
      Anakartların Temel Parçaları ve Görevleri
      Diğer bilgisayar donanımlarını ve dış dünya ile iletişimi sağlamak için anakart üzerinde çeşitli portlar ve entegreler (işlemci ve diğer) bulunmaktadır. Aşağıdaki resimde örnek bir anakart devresinin üstten görüntüsü bulunmaktadır.
      Yukarıdaki resimde gözüken anakart ile diğer anakartlar arasında mantık ve çalışma prensibi olarak çok fazla fark yoktur. Devre üstünde bulunan parçalardan diğer anakartlarda'da bulunan anakartların ortak parçaları olan adlandırılan çalışma birimlerini inceleyecek olursak;
      Anakart İşlemcisi - Dahili İşlemci (Chipset): Yukarıda da kısaca bahsettiğimiz gibi, anakartlarda parçalar arasındaki veri transferlerini ve anakartı dışarı ile çeşitli bağlantılarını sağlamak için anakart işlemcisi olarak ta adlandırılan chipset işlemcileri bulunmaktadır. Örnek olarak harddisk üzerindeki bir veri işlemci ile işlenirken veya işlemcideki bir veri ekran kartı üzerinden görüntüye dönüştürülürken bu entegreler üzerinden transfer yapılmaktadır. Bilgisayara takılı olan parçalar genellikle farklı hızda ve türde iletişim birimlerine sahipleridir. Birbirleriyle direk olarak haberleşemezler işte burda da yine chipset'ler devreye girmektedir. Aradaki bu farklılıkları ortak bir merkezde toplayarak parçaların uyum içinde haberleşmelerini sağlamaktadır. Aşağıdaki resimde yukarıdaki anakartın Kuzey Köprüsü işlemcisi yani kart üzerindeki iki dahili genel işlemciden biri gözükmektedir.
      Dahili işlemci (chipset) hızları çok yüksek olduğu için ve mimarileriyle de ilgili olarak ısınmalar gözükmektedir. Bu nedenle parçalar için soğutucu modüller kullanılmaktadır. Birçok aletin aynı zamanda haberleşmesini ve birbirlerine veri transferi yapmasını sağlayan bu entegreler anakartların en temel parçalarındandır. Şu anda birkaç büyük firma (intel, nvidia, via ..) bu chipsetlerin üretimini üstlenmiştir. Anakart üreticilerinin bir çoğru bu firmaları özellikle intel ve nvidianın chipsetlerini kullanmaktadır.
      Dahili Parça Portları
      Bu portlar bilgisayar kasası içinde bulunan ve genellikle sadece dış bağlantılarını gördüğümüz kartların ve parçaların bağlandığı portlardır. Aşağıdaki anakart resminde numaralandırdığımız portlar ve görevleri aşağıda verilmiştir.
      1.) PCI Portları: Bu portlar bilgisayara satın aldığımız, ekran kartı dışındaki kartları bağlamak için kullandığımız portlardır. Örnek olarak ses kartı, televizyon - tv kartı, ethernet kartı, güvenlik kartı gibi kartlar bu portlara bağlanmaktadır. PCI portunun veri hızı 33 MHz veya 66 MHZ düzeyindedir. 124 pi ile tek seferde 32 bitlik bir veri transferi sağlamaktadır. 3.3v veya 5v düzeyinde çalışma gerilimine sahip olup 32bit adresleme yapabilmektedir (4GB). Son olarak ta saniyede 133MB veri transferi yapabilmektedir.
      2.) PCI Express Portları: Bu portlar PCI slotunun yerini almak için tasarlanmıştır ve çok yakın zamanda artık kartlarda sadece bu portlar kullanılacaktır. Veri transfer hızları ve ergonomisi sebebiyle PCI ile kıyaslanmaz derece güçlüdür. PCI Express 1.1 ve PCI Express 2.0 versiyonları mevcuttur. PCI Express 1.1 de 2.5GB/Saniye veri transfer hızı PCI Express 2.0 da ise bunun iki katı yani 5GB/saniye veri transfer hızları yapılabilmektedir. Yeni üretilen dahili kartlar (ses, tv, mpeg decoder vs...) artık bu teknolojiye uygun olarak üretimlerini arttırmaktadırlar.
      3.) PCI EXPRESS X16 Portu: Bu slot ise AGP ye alternatif olarak geliştirilmiştir. Temelde PCI EXPRESS mantığını kullanmaktadır fakat katman sayısı çok fazla olduğu için veri transfer hızları inanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Bazı anakrtlarda iki adet bu slottan bulunmaktadır. Temel mantık iki ekran kartını aynı anakarta bağlayarak görüntü işleme kalitesini dahada yükseltmektir. Ekran kartları için tasarlanan PCI EXPRESS X16 slotu saniyede 4GB veri transferi sağlamaktadır. 16 hat kullanmakta ve her hat saniyede 250MB veri transferi sağlayabilmektedir. Yeni nesi ekran kartlarının tamamı bu slot yapısına uygun olarak üretilmektedir.
      4.) IDE - ATA Portu: Bu port ise bilgisayarımıza CDRom, CRrewriter, DVDRom, IDE Destekli Harddiskleri bağlamak için kullanılmaktadır. Integrated Drive Elektronics - Dahili Sürücü Elektroniği terimlerinin kısaltması ile elde edilmiş olan bu arabirimin üst versiyonları 100MHZ hıza ve 48 bit ile 144PB depolama kapasitesine sahiptir. Paralel ATA olarak adlandırılan bu arabirimde veriler 40 gözlü kablolar ile iletilmekte ve aynı kablo üstüne birden fazla IDE destekli parça takılabilmektedir.
      5.) Sata ve Sata 2 Portları: Bu portlar ise ATA arabiriminin paralel moddan seri moda ve bazı geliştirilmeler yapılmasıyla elde edilmiştir. Veri transfer hızları çok büyük ölçüde artmakla birlikte yeni sürümde sata 2.0 ile 3.0Gb/saniye veya 300MB/saniye veri transferi sağlayabilmektedir. Kullanılan kablo teknolojisi ile kasa içinde daha ergonomik bir kullanım sağlanmaktadır. 4 Pin ile harddisk anakart arasında veri iletişimi sağlanmaktadır. Yakın zamanda sata 3.0 ın çıkması ile birlikte veri transfer hızı 6.0Gb/Saniye düzeyine çıkacaktır. Bu portlar anakart işlemcilerine direk bağlantılı değildir. Kablolardan gelen veriler öncelikle bu iletişim protokolü için özel olarak üretilen sata kontrolcü entegreleri tarafından işlenip chipsete aktarılmaktadır.
      6.) Distek Sürücü Bağlantı Portu: Bu porta ise disket sürücüler bağlanmaktadır. Son derece sınırlı bir transfer hızına sahiptir ve ergonomik olarak kullanışlı değildir. Yeni nesil pclerde artık bu slot kullanılmamaya başlanmıştır.
      7.) Güç Bağlantı Portu: Kasada bulunan güç kaynağından (power supply) anakarta gerekli olan gücü sağlamak için yapılacak bağlantıda kullanılacak olan porttur. Sağlam bir şekilde karta monteli olup kart için gerekli olan +5v -5v +12v güçleri buradan sağlanmaktadır.
      Dahili parçalar için kullanılan portları ve çalışma şekillerini yukarıda anlattık. Diğer sabit parçalar ve bağlantı portları ile ilgili bilgiler aşağıda bulunmaktadır.
      Dahili Parça Portları - İşlemci ve Ram
      Bu soketlerin diğer bağlantılardan farkı, anakart üzerinde takılı kalmaları ve bilgisayarın en önemli parçalarından ikisi olmalarıdır. Bilgisayar üzerinde yürütülen ana işlemleri hepsi bu iki parça üzerinde yapılmaktadır.
      İşlemci - CPU Portu: İşlemci kendisine gelen komut ve bilgileri uygun şekilde işleyerek çıktıları ram ve diğer gereken parçalara aktarmaktadır. Bilgilerin büyük kısmı ram üzerinde toplanacağı için bu iki parça arasında çok fazla sayıda bağlantı vardır ve genellikle birbirine yakın pozisyonda tasarlanırlar. Aşağıdaki resimde örnek bir işlemci slotu gözükmektedir.
      Bu slotlar genellikle değişik standartlarda üretilirler. Günümüzdeki en önemli iki işlemci üretici firmanın ürettiği ve kullandığı genel standartlar;
      Intel İşlemcileri için: Soket 370, 423, 478, 479, 486, 495, 603, 604, 611, LGA 775
      AMD İşlemcileri İçin: 563, 754, 939, 940, AM2, AM2+, AM3, 1207 gibi soketler kullanılmaktadır. Bizim resmimizde bulunana soket LGA 775 soketidir. Bu soket türlerinde erkek bacaklar anakart üzerinde bulunmaktadır.
      İşlemciler çalışırken ısı seviyeleri yükseldiği için soğutulmaya kesinlikle ihtiyaçları vardır. Hatta pasif değil fan montajı ile aktif olarak soğutulmaları gerekmektedir. Soğutucu bağlanabilmesi içinde yuva çevresinde belirli bir boşluk bulunmaktadır. Ayrıca yuvanın çevresinde bulunan parçalar genellikle güç mosfetleri ve regulatör devreleridir. İşlemcilerde voltaj dalgalanmasının çok ufak değerlerde olması yada hiç olmaması tercih edilmektedir. Bu nedenle güç kaynağı regulasyonu yanında anakart üreticileri işlemci için kendi özel geliştirdikleri regulatör devrelerinde kullanmaktadırlar.
      Ram Portu - DIMM Port: Yukarıdada kısaca açıkladığımız gibi işlemci ve ram slotları birbirine genellikle yakın üretilirler çünkü aralarında çok fazla kablo bağlantısı vardır ve bilgisayar hızını en çok etkileyen elemanlardır. Ram parçasına kısaca değinecek olursak, normalde bilgileri harddisk üzerinden okuyup işlemek ne kadar hızlı olursa olsun ekranda takılmalar ile karşılaşırız çünkü bir sayfadan diğerine geçerken harddisk üzerindeki verinin alınıp işlenmesi, harddsikin erişim süresinden dolayı gecikir. Fakat ram'lar, üzerindeki bilgileri anında ekrana ve gerekli birimlere aktarma yeteneklerine sahiplerdir. Dolayısıyla gerekli bilgiler işlemci tarafından işlenip ram'e aktarılır ve oradan da gerektiği zaman kullanılırlar. Örnek verecek olursak bilgisayarımızda bir program çalıştırdığımız zaman bu program harddsik züerinden uygun şekilde işlenerek ram bellek üzerine aktarılmaktadır. Program üzerinde herhangi bir işlem yaparken aslında program ram üzerinden çalışmaktadır. Aksi taktirde herhangi bir işlemde veya sayfa değişiminde her defasında harddsik kullanılıyor olsaydı çok fazla zaman kaybımız olurdu.
      Yukarıda resimde örnek bir 240 Pin DIMM Ram slotu - DDR2 gözükmektedir. Soket yapılarına gelecek olursak. Ram soket yapı standartları aşağıdaki gibidir;
      SDRAM Standartları: 72 pin SO-DIMM, 100 pin DIMM, 144 pin SO-DIMM, 168 pin DIMM
      DDR SDRAM Standartları: 200 pin SO-DIMM, 240 pin DIMM bu standartlar DDR2 ve DDR3 içinde kullanılmaktadır.
      Boyut olarak 256MB, 512MB, 1GB, 2GB, 4GB gibi standartlar vardır. Anakartların adresleme yeteneklerine bağlı olarak 16GB veri büyüklüğünde ram takılabilecek 4 slot bulunabilir. Ramler üzerindeki bellek entegreleri sayesinde çok büyük verileri kaydedebilirler ve sadece elektrik varken veriler üzerinde durur. Herhangi bir elektrik kesintisinde üstündeki veriler sıfırlanır. Yeni anakartlarda genellikle 4 tane DIMM slotu bulunmaktadır. Dimm slotları kullanılırken eğer elimizde iki tane ram varsa aynı bölgedeki iki slota takılmazlar. 1 tanesi sarıya takılır diğerdie ikinci sarıya takılır. 3 ram varsa işlemciye yakın olan ilk kırmızıya takılır. Ram takma işlemlerini yaparken gerekli belgeleri okumanızı tavsiye ederiz.
      Harici Parça Portları
      Bu portlar ise bilgisayarımızın içindeki verileri ve bilgilerin dış dünya ile haberleştirilmesini sağlar. Örnek; ses, internet, mouse, klavye gibi parçalar bu slotlara bağlanarak çalışmaktadır. Aşağıdaki resimde bulunan bağlantı portları ve görevlerini inceleyecek olursak.
      1.) Klavye ve Mouse Portu: Bu portlar ile klavye ve mouse gibi aygıtlarımızı pc'ye bağlarız. Dışarıdan gireceğimiz bilgiler ve yapmak istediğimiz herşeyi kontrol eden bu iki aleti anakarta bağlayan yuva burasıdır. Bu aygıtlar ayrıca USB portu üzerinden de bağlanabilmektedir.
      2.) Paralel Port: Eski bir iletişim birimidir ve yeni nesil bilgisayar anakartlarında kullanılmamaya başlanmaktadır. Çok küçük veri transfer hızlarıyla (Baud rate) çalışmaktadırlar.
      3.) Seri Port: RS232 olarak ta adlandırılabile bu port'ta eski bir bağlantı arabirimidir ve yine paralele port gibi yeni nesil kartlarda kullanılmamaya başlanmaktadır. Seri protta veri transferi RX ve TX olarak adlandırılan iki bacak vasıtasıyla iletilmektedir.
      4.) USB Portu: Yeni nesil iletişim teknolojisi olarak kullanılan USB 480Mbit/Saniye veri transfer hızına ulaşmaktadır. Bağlantı kablo sayısının az olması ve ergonomik bir bağlantı yapısıyla hemen hemen tüm aletler artık bu arabirimi desteklemektedirler. Bilgisayardaki usb port sayısı kasa önü ile birlikte genellikle 4 taneden fazladır.
      5.) Ethernet Portu: Resimde gözüken en üstteki port RJ 45 olarak adlandırılan ethernet portudur ve bilgisayarın ağ ile bağlantılı olmasını ve internete bağlanmasını sağlamaktadır.10 pinli olan bu konnektör telefon kablosunun uç yapısına bezmektedir.
      6.) Ses Portları: Bilgisayardaki sesli verileri işleyen ses kartının çıkış portlarıdır. Hoparlörler bu soketlere bağlanırlar. 5+1, 2+1. 7+1 gibi formatları destekleyen türleri bulunmaktadır.
      Tüm bu port ve parçaların haricinde anakart üstünde bios adı verilen ve anakartın özelliklerini ve çalışma ayarlarını belirleyen ve bilgisayardan ayarlanabilen entegreler bulunmaktadır. İşlemciler overclock yaparken veya kart üzerindeki sabit bazı ayarları değiştirirken bios yeniden ayarlanmalıdır. Bios haricinde çeşitli görevleri olan birçok entegre ve harici elektronik aygıt'ta, anakartın bir düzen içinde olmasını ve diğer donanımlar ile uyum içinde çalışmasını sağlamaktadır.

      Yonga Seti (Chipset)

      Yonga seti (chipset) ana kartın "beynini" oluşturan entegredevrelerdir. Bunlara bilgisayarın trafik polisleri diyebiliriz: işlemci, önbellek, sistem veri yolları, çevre birimleri; kısacası PC içindeki her şey arasındaki veri akışını denetlerler. Veri akışı, PC'nin pekçok arçasının işlemesi ve performansı açısından çok önemli olduğundan, yonga seti de PC'nizin kalitesi, özellikleri ve hızı üzerinde en önemli
      etkiye sahip birkaç bileşenden biridir.

      Eski sistemlerde PC' nin farklı bileşen ve işlevlerini, çok sayıda yonga denetlerdi. Yeni sistemlerde hem maliyeti düşürmek hem tasarımı basitleştirmek hem de daha iyi uyumluluk sağlamak için bu yongalar, tek bir yonga seti olarak düzenlendi. Günümüzde en yaygın yonga seti Intel ve AMD tarafından üretilmektedir.Bu firmalar sadece kendi mikroişlemcilerine uygun yonga seti üretmektedirler. Silicon Integrated Systems (SiS), Acer Labs Inc. (ALI), VIA gibi üretici firmaların da geliştirdiği popüler yonga setleri vardır. Chipset’lerdeki gelişmeler işlemcilerdeki gelişmelere paralel olarak ilerlemektedir. eni bir RAM ya da veri yolu teknolojisi geliştirildiği zaman bunu işlemciye aktaracak olan Chipsetler de geliştirilir.

      Veri Yolları (BUS)

      Ana kart üzerindeki bileşenlerin birbirleriyle etkileşimde bulunmasını sağlarlar. Veri yolları geliştirilme sırası ile ISA (Industry Standard Architecture), PCI (Peripheral Componet Interconnect) , AGP (Advanced Graphics Port) ve PCIe (Peripheral Componet Interconnect Express)’dir. Bu veri yolları, aynı zamanda bu yolları ile uyumlu çalışan ek donanım kartlarına slotlar ile bağlanabilir. Böylece veri yolunu kullanarak ek donanım birimi ile iletişim sağlanır. Veri yolları ile sadece datalar taşınmaz. Bu yollar aynı zamanda kontrol sinyallerini ve
      adres bilgilerini de taşır.Kontrol sinyalleri ile donanım birimlerinin çalışmaları düzenlenirken adres bilgileri ile donanım biriminin kullandığı verilere ulaşım yolu tanımlanmış olur.
      ISA veri yolu kullanımı tamamen terkedilmiştir.Yeni üretilen ek donanım birimleri PCI veri yolunu destekleyecek şekilde üretilmektedir. Ekran kartları için kullanılan AGP veri yolu ise yerini daha hızlı veri akışı sağlayan PCIe veri yoluna bırakmaktadır.


      ANAKART ÇEŞİTLERİ
      1.XT Ana Kartlar

      İlk kişisel bilgisayarlarda kullanılan anakartlardır. 8086 veya 8088 mikroişlemcileri üzerinde sabit olarak taşıyan bu ana kartın ek donanım birimi sadece 8 bit olmalıdır.

      2.AT ANAKARTLAR


      Anakart üreticileri yıllarca IBM uyumlu anakartlar ürettiler.Bu standartların başında gelen AT modeli 1982’den itibaren kullanılmaktadır.Günümüzde kullanımını ATX anakartlara bırakmış eski nesil anakart çeşitlerindendir.
      AT anakartlar çeşitli boyutlarda olabilmektedir. AT anakartların büyüklükleri eski nesil Pentium işlemcilerle uyumlu olarak 1/3 AT veya ¾ AT olarak isimlendirilmekteydi.AT anakartlar Pentium3 serisine kadar yenilenerek geldiler. AT anakart alırken dikkat edilmesi gereken iki unsur vardır.bunlar klavye sirişi günümüzde yaygın olarak kullanılanlardan farklı olmasıdır.Klavye girişi günümüzde artık kullanılmayan geniş uçlu klavye girişidir.fakat normal PS/2 klavyenin ucuna dönüştürücü kullanılarak bu problem çözülmektedir.Kasa seçimine dikat edilmesi gereken nokta ise, güç kaynağının ana karta takıldığı konektörün uygunluğudur.Bu sorunu göz önünde tutan bazı anakart üreticileri, AT anakartlar üzerinde yaygın olarak kullanılan her iki güç konnektörüde kullanılmıştır.fakat her ana kartta iki çeşit konektör bulunmayabilir.


      3. ATX ANAKARTLAR

      Pentium2 işlemci ile birlikte ilkkez piyasaya sunulmuş ATX standardı da sürekli olarak geliştirilierek günümüzede hala popüler olarak kullanılan standartlarttır. ATX anakartın özellikleri sunlardır:
      • ATX kasaların geniş olması nedeniyle ATX anakartlar çok daha kolay monte edilebiliyorlar.
      • ATX anakartlarda bulunan seri ve paralel port kabloları artık yok, çünkü portların tümü ATX anakart üzerinde monteli halde geliyor. Bu durum da montajı kolaylaştıran başka bir etken
      • ATX anakartlarda mikroişlemci soketi arka tarafa tam olarak güç kaynağının altına geliyor. Güç kaynağı fanı da mikroişlemciye üfleyecek şekilde monte edilmiştir. Bu da mikroişlemcinin ikinci bir fana ihtiyaç duymasını sağlıyor. Ayrıca, bu üflemeden bellek modülleri de yararlanıyor
      • ATX anakartlar sadece ATX kasalarda kullanılabiliyorlar, çünkü güç kaynağı bağlantı soketleri de kendilerine özeldir
      • ATX anakartlar, çok önemli bir yenilik daha getiriyor, güç kaynağı ve anakart arasındaki Power On/Off durumlarını, BIOS ve işletim sistemi ile birlikte yöneterek, işletim sistemini kapattığınızda bilgisayar da otomatik olarak kapanıyor. Bu seçeneği kullanabilmeniz için ATX kart üzerinde bulunan BIOS'ta Power Management seçeneğini açık tutmalısınız
      • ATX anakart ve kasaların diğer bir yeniliği ise açma-kapama anahtarının eskisi gibi olmayışı. Anakart üzerinde bulunan bir sokete ön panelden gelen iki kabloyu takarak kasanın güç kaynağını kumanda ediyorsunuz. Yani anakart olmadan güç kaynağı çalışmıyor. Güç kaynağının bu şekilde çalışması da yine ATX standardı ile getirilen, anakart güç kablosundan geliyor.
      • ATX anakartlar enerji harcama konusunda da AT teknolojisinden ileridedir
      • ATX anakartlar üzerindeki diğer farklılıklardan birisi de klavye ve fare konnektörlerini PS2 standardında olmasıdır. Ayrıca ATX anakart üzerinden bulunan PS2 fare girişi sayesinde, seri iletişim portlarından biri başka amaçlar için kullanılabiliyor.



      Ana Kart Kullanım Kılavuzu

      Ana kartların üzerindeki bileşenleri ana kartta kullanılan biosun özelliklerini anlatan
      kitapçıklara anakart kullanım kılavuzu denir. Kullanım kılavuzları anakart ile birlikte verilir.
      Kılavuzdaki bilgiler ışığında anakartın montajı yapılır. Kullanım kavuzu olmadan anakartlar üzerinde jumper ayarları ve Led bağlantıları yapılamaz. Modül ekindeki CD içinde örnek kılavuzlar ve kılavuzların kullanımını anlatan videolar mevcuttur


      ANAKART SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

      İşlemci ,bellekve diğer kartların takıldığı anakart bütün bu parçaların iletişimini ve uyumunu sağladığı için önemlidir. Anakart satın alırken dikkat edilmesi gereken noktalardan biri anakart'ın özellikleridir. Bu özelliklere örnek olarak ilk akla gelen ana kartın yapıtaşlarından olan Chipset ve BIOS'dur. Bir bilgisayarın dışından ilk bakıldığında göze çarpan BIOS'dur. Çünkü elektrik verildiği anda devreye giren ve çoğu anakartta "Delete" tuşuna basılarak sistem ayarlarının yapıldığı bölümdür. Chipset ise iki bölümden oluşmaktadır. Disket sürücü , sabit disk ve bağlantı noktaları ile veri iletişimini sağlayan bölüm ve işlemci ile önbellek , bellek ve kartlar arasındaki uyumluluğu sağlayan bölümdür.
      Anakart satın alırken dikkat edilmesi gereken çok önemli bir unsur da kullanım kitapçığıdır. Kullanım kılavuzu olmadan , voltaj ayarları ve saat hızları bilinmeden yapılan işlemci takmak gibi işlemler sisteme zarar vermektedir. Kullanım kitapçığı sadece yeni bir bilgisayar alırken değil ,ileride işlemci değişimi sırasında da önemli bir rol oynamaktadır. Yeni alınacak işlemcinin mevcut olan anakarta takılıp takılamayacağı kullanım kılavuzu sayeside belli olabilir. Örneğin bilgisayarının işlemcisini yükseltmek isteyen biri MMX teknolojisine sahip bir işlemci almak istediğinde anakartının 2.8 volt verip veremediğini veya 200 ve üzeri işlemci alındığında buna karşılık gelen saat hızları ve çarpanlarını karşılayıp karşılamadığını bilmek zorundadır. Aksi halde işlemci yükseltiminde ayrıca anakart almak zorunda kalacaktır.
      Yeni bir anakart alındığında yanında kullanım kılavuzu , IDE kabloları , disket sürücü kablosu , bağlantı noktaları ( COM PORTLARI ) kabloları , yazıcı bağlantı kablosu gelmelidir. Bu tür bağlantı kabloları anakart yanında gelmez ise sabit disk, CD sürücü ,disket sürücü, mouse ve yazıcı gibi cihazların bağlanması mümkün değildir. Yeni anakartlarda test sırasında karşılaşılan bir sorun anakart ile mouse arasındaki bağlantıyı sağlamak üzere anakartın yanında gelen kablodan farklı bir kablo kullanıldığında her anakartta doğru dürüst çalışmadığıdır. Dolayısıyla anakartın yanında gelen COM bağlantı kablosu oldukça önemlidir. Bu kabloların anakart üzerinde takıldığı yerlerin ise plastik muhafazalı olması kablonun takılırken rahat girmesini sağlamaktadır. Bu plastik Kılıf her anakartta bulunmaktadır ve bunun olmaması kablonun zor takılmasına yol açmaktadır. Bilgisayar kasasının içerisine kablo takılırken bölgenin dar olması ve çoğu zaman kasa üzerine eğilmesinin yarattığı gölge , kablonun takılacağı noktada girişin bozulmasına yol açabilmektedir.
      Yeni çıkan işlemciler ve Chipsetlerin değişmesi ile beraber anakatların elektrik soketleri de değişmektedir. Çoğu 82430 TX Chipleri anakartların AT yada AT ve ATX uyumlu soket ile beraber gelmesine rağmen , bazı anakartlarda sadece ATX uyumlu soket bulunmaktadır. Sadece ATX uyumlu sokete sahip bir anakart bilgisayar kasasının güç kaynağının ATX uyumlu olmasını gerektirmektedir ve bu çoğunlukla yeni bir kasa alınmasını gerektirmektedir. ATX uyumlu anakartlar ' oturumu kapat ' komutu verildiğinde düğmeye basılmasını gerektirmeden kapanabilmektedir. Bu tip anakartlar mandallı düğme yerine ' reset ' düğmesi gibi bir düğme ile açılabilmektedir, kısacası bilgisayar kasasını değiştirmek gerekmektedir.
      Sistem yükseltilirken değiştirilen anakartın mevcut bellek işlemcilerini kabul edip etmediği de önemlidir. Eskiden 30 PIN'lik ram yuvaları vardı , 486'nın son zamanlarda ve pentium tabanlı işlemciler ile beraber anakartlarda daha uzun olan 72 PIN 'lık SIMM yuvalarını tanıdık. 486 işlemci takılabilen bazı anakartlarda bu tür yuvaların iki çeşidinden de mevcuttu. yeni çıkan anakatlarla beraber 168 PIN 'lık DIMM yuvalarını tanımaya başladık. Anakatların çoğunda bu iki tür yuvadan bulunmasına rağmen , bu yuvaların sayıları yine de önemlidir. Geçen bir iki sene içerisinde 32 Mb'lık bir sistem almışsanız ve artık hızı kaldırmadığı için işlemci ve ana kart değişimine gidiyorsanız , muhtemelen bilgisayarınızda bulunan 4 tane 8 MB'lık RAM , alacağınız yeni anakarta uygulanabilir ! Çünkü almak istediğiniz anakartta 4 adet SIMM yuvası bulunmayabilir.
      Anakart satın alırken : ASUS , ABİT , CHAINTECH, GIGABYTE , IWILL VE TYAN gibi büyük ana kart üreticileri tercih edilmelidir. Bu üreticiler gerekli teknik desteği ve BIOS güncellemelerini internet sitelerinde kullanıcılarının hizmetine sunmaktadırlar.







     

2 yorum: